Turgay ÖZBEK
  Güncelleme: 18-07-2020 14:43:00   02-07-2020 01:05:00

KURTULUŞ SAVAŞI’NIN MALİ KAYNAKLARI

Okuduğum kitabın adı "Kurtuluş Savaşı'nın Mali Kaynakları". Kitabın ilk baskısı 1990 yılında, ikinci baskısı 2013 yılında Atatürk Araştırma Merkezi'nce yapılmış. ISBN 978-975-16-0269-5. 533 sayfalık kitap kolay okunabilmesinin yanı sıra, arkasındaki "Dizin" ile bir referans kitap niteliğinde. Yazarı Alptekin Müderrisoğlu; maalesef kitapta yazar ile ilgili biyografik bilgi yer almamakta.

Kitabın adı alçakgönüllülük sonucu oldukça yanıltıcı. Çünkü kitabın kapsadığı dönem, çok doğru bir kararla Osmanlı İmparatorluğunun son durumu ile başlayıp Birinci Dünya Savaşı ile devam ederek, Kurtuluş Savaşının oturduğu tabanı tam olarak anlamamızı sağlıyor. Ayrıca, mali kaynaklara ilaveten (zaten mali kaynaklardan ayrıştırılması anlamlı olmayan) maddi kaynakları gayet detaylı bir tarzda ele alıyor.

"Alaşehir Kongresinin Mali Kararları" bölümünden alıntılıyorum. 16-25 Ağustos 1919 günleri arasında toplanan Kongre tarafından kabul edilerek yürürlüğe konulan Kuva-yi Millîye Menzil Müfettişliği Vezaifi Hakkında Talimat'ın 38. maddesi: "Erlere her sabah pirinç çorbası, haftada iki gün soğanlı yahni, bir gün etli sebze, iki gün zeytinyağlı sebze ve iki gün de pirinç veya bulgur pilavı verilir." 22 Mart 1920 günü Balıkesir'de toplanan "İzmir Kuzey Bölgesi Kuva-yi Millîye Genel Kurulu" kaynak temini kararları almış; 28. madde: "Giderlerin 300.000 lira tutarında olacağı tahmin edilmiştir. Gelir kaynakları şunlardır: a) Belediye bütçelerinde tahmin edilen gelirlerin fazlasının yarısı, b) Mezbaha ve pazar resimleri belediyelerce bir misli fazla tahsil edilerek Kuva-yi Millîye'ye verilecektir. c) Aşağıda yazılı tüccar mallarının başka bir yere gönderilmesinden ve başka bir yerden getirilmesinden aşağıda belirtilen miktarlarda vergi alınacaktır. (Oktruva Resmi) …".

Kitap kendine has özellikleri olan dönemleri kapsayan altı bölümden oluşuyor; Kurtuluş Savaşı'nın Başlangıcında Maddi ve Mali Kaynaklar, Anadolu Bütünleşme Hareketlerinin ve Kuva-yi Millîye'nin Finansmanı, Büyük Millet Meclisi'nin Açılışından İkinci İnönü Muharebesine, İkinci İnönü Muharebesi'nden Sakarya'ya, Büyük Hazırlık - Büyük Zafer, Dış Yardımlar.

"Meclisin ilk Maliye Bakanı Hakkı Behiç Bey Düyun-u Umumiye İdaresinin Ankara mümessili Ali Cevat Bey'i makamına davet ederek ona şöyle dedi: 'Biz harb halindeyiz. Vergileri toplayıp bize verin. Ancak masrafınızı alın. Sulh olunca hesaplaşırız.' Bu teklif Düyun-u Umumiye İdaresinin de işine gelmiş, temsil ettikleri yabancı alacaklıların alacaklarının savaştan sonra ödenmesini garantilemişti. … Böylece hem Düyun-u Umumiye İdaresinin gelirlerine el atılmış oluyor, hem de idarenin [8000 memuru ile] devamlı tahsilat yaparak masraflar çıktıktan sonraki net hasılatı Kurtuluş Savaşı emrine aktarması sağlanmış oluyordu."

"Batı Cephesi Komutanı İsmet Bey (İnönü), Gediz dolaylarında Çerkez Ethem kuvvetleriyle ve İnönü'de Yunanlılarla çarpışan birliklerini yönetmek için, ortada, Kütahya'da bulunmakta; … Bazı milletvekilleri cepheye er olarak hizmet etmek üzere gitmişler, bazıları hareket etmek üzere" iken 28 Şubat 1921 tarihinde Meclis 25 maddeden oluşan ilk bütçe kanununu kabul eder: "Madde 1 - Genel bütçeye dahil bulunan dairelerin 1920 mali yılı giderleri için bu kanuna bağlı (A) işaretli cetvelde gösterildiği üzere 63.018.358 lira ödenek verilmiştir. Madde 2 - 1920 yılı giderlerine karşılık olan gelirler bağlı (B) cetvelinde gösterildiği üzere 51.388.626 lira tahmin edilmiştir. Madde 7 - 1920 yılı bütçe açığını kapatmak için istikraz akdine, Bankı Osmanî'den … geçici avanslar alınmasına ve cari hesap açılmasına, Hazineye ait taşınmaz malların satılmasına ve madeni ufaklık para darbına Maliye Bakanı yetkilidir. Madde 12 - Kolordu ve bağımsız tümenlerin saymanları, diğer dairelerin saymanları gibi Maliye Bakanlığınca atanır. Bu saymanlar Millî Savunma Bakanlığı Muhasebe Müdürlüğüne bağlıdır."

Kitabı benzersiz kılan Kurtuluş Savaşı'nın mali ve maddi kaynaklarını (151 kalemlik bibliyografyası ile) son derece detaylı ve kronolojik olarak ele alırken, anlatımını savaşın askeri cephesindeki gelişmelerle eş zamanlı götürmesi. Bu sayede okuyucu, Birinci Dünya Savaşı öncesinden başlayıp Büyük Zafer'e kadar geçen dönemi, gündelik gazetelerden okurcasına yaşıyor gibi oluyor.

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI